Sitenin dili
Arabirim Dilini Seçin:

Haberler
Kim buradaydı?
  • businesscoachcourse: 14 Saat,37 Dak.
  • petersunscams: 4 Gün
  • inibWeirelt: 6 Gün
  • SDAadicy: 9 Gün
  • sonneandgone: 9 Gün
  • Logaaa: 11 Gün
  • Omid: 11 Gün
  • Litaintanty: 13 Gün
  • EmuppyLaumb: 14 Gün
  • icuteflowerz: 21 Gün
  • Okyvinoxatymibum: 24 Gün
  • Asucumyvimuwicip: 25 Gün
  • Bypehergy: 28 Gün
  • asmen: 32 Gün
  • Bomo: 35 Gün
  • Dersu: 47 Gün
  • Peri: 50 Gün
  • zozan: 51 Gün
  • balifism: 57 Gün
  • tiethyNib: 62 Gün
xx Hayırcı ya da boykotçu bir pozisyondan uzak durmalıyız!
Yazar Omid Tarih: Perşembe, 22. Temmuz 2010
aktuelle News

 

 

 

 

Hayırcı ya da boykotçu bir pozisyondan uzak durmalıyız!

Seyfi Cengiz

AKP, kendi varlığını korumak ve konumunu güçlendirmek için de olsa, sistem tarafından “değişimci” olmaya zorlandı.
12 Eylülcüler'in anayasası yerine bir yenisini vaad ettiyse de, tecrübe de gösterdi ki tepeden tırnağa yeni bir anayasa AKP türü demokratlığın altından kalkabileceği bir görev değildir.
Yeni bir kurucu iradeye ihtiyaç gösterir bu.
12 Eylül'de referanduma sunulacak "mini paket" AKP değişimciliğinin sınırlarını gösteriyor.
Paketin yetmezliği AKP'nin yetmezliğindendir.
Bu partiden daha ileriye gitmesi beklenemez.
Ortada kurucu işlev üstlenecek bir halk hareketi de görünmediğine göre yaklaşan referandum için hayırcı ya da boykotçu bir pozisyon önerilemez.
Temel sorunlara çözüm içermediği için kitlelerde umut ve heyecan uyandırmayan bu küçük pakete fotoğrafın bütününü ve daha ilerisini gözeterek "evet" demek zorundayız diye düşünüyorum.


EKLER:
KONUYA İLİŞKİN İKİ ESKİ MAKALE

Kurucu Meclis, Yeni Anayasa, Doğrudan ve Tam Demokrasi
Seyfi Cengiz

Askeri yargının yetki alanına belirli sınırlamalar getiren son Anayasa değişikliği elbette ki küçümsenemez.
Ama bunu bir “devrim” gibi tanımlamak gerçekçi değildir.
Erdoğan hükümetinin attığı her adıma devrimlerle eşdeğer “tarihi” bir önem atfeden liberal kalemler olan biteni abartmaktadır.
“Dindar burjuvazi”nin ve AKP’nin limitleri belli olmuştur.
Mevcut Anayasa ile ya da bu Anayasa’da bugünkü parlamento çoğunluğunun yapabileceği kısmi değişikliklerle Türkiye’nin temel sorunları çözülemez.
Tepeden tırnağa yeni bir anayasa şarttır.
Bugünkü meclis bu işin altından kalkamaz.
Andaki tıkanıklığın önünü açabilecek tek seçenek, kurucu meclis, yeni bir anayasa, eksiksiz ve doğrudan bir demokrasi talep edecek parlamento-dışı bir halk hareketidir.
Köklü bir demokratik dönüşümden yana olanların acil görevi böyle bir hareketin yaratılmasına katkı sunmaktır.
5 Temmuz 2009

 


Kurucu Meclis ve Doğrudan Demokrasi
Seyfi Cengiz

Liberal aydınlar, AKP iktidarı ile başlamış bulunan sürecin bir “İkinci Cumhuriyet” (liberal demokrasi) yönünde evrileceğinden oldukça emin görünüyorlar.
Başlattığı açılımlar birbiri ardına tıkandığı, üstelik son günlerde kendisinden fena bir azar da işittikleri halde, Erdoğan’dan hâlâ umutlular.
“Muhafazakar” AKP’nin kendi varlığını korumak ve hükümette kalabilmek için de olsa, sistem tarafından “değişimci” olmaya zorlandığını, arzu etsin etmesin sonuçta tam olarak gerçekleştirmese bile liberal projeyi yakınlaştıracağını düşlüyorlar.
Türk İslamcılarına atfedilen bu “devrimci” rol, ne son yedi/sekiz yılın tecrübesi, ne de 1915 Ermeni soykırımının tanınması konusunda patlak veren gelişmeler tarafından doğrulanmıştır.
Yıllardır yeni bir düzen (yeni bir Anayasa) vaad eden AKP değişimciliğinin motifleri ve sınırları, seçime çeyrek kala önerdiği bir “Mini Paket” tarafından netçe çizilmiştir.
“Geç” ve “noksan” da olsa asker ve yargı vesayetine karşı bu taleplerin desteklenmesi gerektiği tartışma götürmez.
Sorun, gerçekleşme şansı düzenin mutabakatı koşuluna bağlanan bu “Mini” tedbirleri, “halkın egemen” olacağı “bir düzen” doğrultusunda atılmış “çok ciddi bir adım” olarak gösteren Liberal çevrelerin bu yanılgısından uzak durmaktır.
Halihazırdaki değişiklik paketi kitlelerde bir “heyecan” uyandırmıyor.
Açılımlara konu edilen temel sorunlara çözüm içermiyor.
Mevcut Anayasa yerinde kaldıkça bu sorunlara kalıcı bir çözüm ve güvence getirilemez.
Baştan sona yeni bir anayasa bir zorunluluktur.
Bu ise yeni bir kurucu iradeye ihtiyaç gösterir.
Temsili demokrasi Liberaller’in ileri sürdüğü gibi, “halkın egemen olacağı bir düzen” değildir.
Halkın egemen olduğu düzen, egemenliğin “halk adına” kullanılmasına son veren bir düzendir.
Böyle bir projesi olanların talebi “temsili” değil, doğrudan demokrasi olmalıdır.
Bugün solu liberal ya da sosyal-demokrat projelerin ardına takılmaktan kurtaracak talep, doğrudan demokrasidir.
24.03.2010

 

 

 


Hayırcı ya da boykotçu bir pozisyondan uzak durmalıyız!

Anonim kullanıcı yorum yazamaz, lütfen kayıt olun

Yorumlar yazarlarına aittir. İçeriklerinden biz sorumlu tutulamayız.


Haber Puanlama
Ortalama Puan: 0
Toplam Oy: 0

Lütfen bu haberi puanlamak için bir saniyenizi ayırın:
Mükemmel
Çok İyi
İyi
İdare Eder
Kötü

İlgili Bağlantılar

En çok okunan haber: aktuelle News: